Fiyatlar Genel Düzeyi Neden Yükselir?

Enflasyon: Bir ekonomide aynı fiyatla alınan mal ve hizmetlerinin alım miktarının düşmesi olarak ifade edilir. Enflasyonu etkileyen faktörler para ve fiyat politikası altında değerlendirilir.

Enflasyon: Bir ekonomide aynı fiyatla alınan mal ve hizmetlerinin alım miktarının düşmesi olarak ifade edilir. Enflasyonu etkileyen faktörler para ve fiyat politikası altında değerlendirilir. Ekonomideki mevcut parayla geçen yıl aldığınız mal veya hizmeti alamıyorsanız, satın alma gücünüz azalıp daha az mal ve hizmet almanıza neden oluyorsa bu durum enflasyon kavramıyla tanımlanabilir.

Fiyatlar Genel Düzeyi: Ekonomide bulunan malların standart ve makro anlamda fiyatlandırılması Fiyatlar genel düzeyi olarak tanımlanmaktadır. Fiyatlar genel düzeyi enflasyon oranına bağlı ve doğru orantılı bir şekilde artıp azalmaktadır. Yıl içindeki ekonomik sosyal ve siyaset faktörlerinden etkilenerek değişim göstermektedir.

Ekonomide karar organları devlet hane halkı ve üretim piyasası olarak üç kalemde incelenir. Fiyat mekanizması birçok unsurun değerlendirilmesini sağlar. Mevcut fiyat ve para politikaları ülkenin ekonomik faaliyetini belirleyici unsurda olduğu görülmektedir. Fiyatlamanın maliyet esaslı yapılması fiyatlardaki temel değişimin sebepleri olarak açıklanmaktadır. Fiyatlar genel düzeyinin sık ve dinamik şekilde değişmesi ülkede finans ve mali uygulamaların başarısız olduğu sonucuna varmamızı sağlayacaktır. Fiyatlar Genel Düzeyinin stabil olduğu ülkelerde ekonominin güçlü olduğunu tespit etmek yerinde bir faaliyet olacaktır. Amerika, İngiltere, Rusya gibi büyük ülkelerde fiyatlar genel düzeyi stabildir. Enflasyon rakamlarından çok büyük bir oranda etkilenmemektedir. Peki Fiyatlar Genel Düzeyini etkileyen temel faktörler nelerdir? Bu faktörlerin incelemesini bu yazımızda okuyup rahatlıkla anlayabileceksiniz temel faktörleri ifade etmek gerekirse;

Fiyatların yükselmesinde döviz faktörü

Fiyatlar genel düzeyini en çok etkileyen faktör döviz faktörüdür. Dövizin artması maliyet esaslı olan fiyat mekanizmasının dengesini yükselterek fiyatlarda değişiklikler yapabilir. Bu değişim uzun süreli olursa bu kavram enflasyonun olduğunu göstermektedir. Anlayacağınız üzere uzun dönem döviz yükselmesi mevcut fiyatlarda kalıcı değişimler ve yükselmeler yaratmaktadır. Bu bağlamda ülkede yapılan mevcut yerli üretimin arttırılması ve sanayi gibi ekonomik faktörlerin yaygınlaşması ihracat seviyesini yukarılara taşımaktadır. Üretimin artması yerli üretimi arttırır. Üretim arttıkça üretilen mal ve hizmetlerin miktarı bu üretime bağlı olarak artış gösterir. Talep fazlasını karşılayan mevcut arz ise fiyatlar genel düzeyinin düşmesiyle neticelenmektedir. Bu ise enflasyonist ülkelerde olumlu bir durum olmaktadır.

Fiyatların yükselmesinde Faiz Faktörü

Faiz piyasa dengesinin oluşmasını sağlayan Merkez Bankası tarafından belirlenen bir oran olmaktadır. Bu oranın piyasadaki mevcut para emisyonuna göre belirlenmesi, ve asgari oranda yüksek tutulması gerekmektedir. Bu bağlamda Dolar ve diğer yabancı yatırım kaynakları karşısında Türk Lirasının korunması hedeflenmektedir. Faizin düşürülmesi piyasada fiyatlar genel düzeyinin düşmesini sağlasa da uzun dönemde döviz ve fiyat artışının önüne geçememektedir. Faizin düşmesiyle ekonomik büyüme sağlanamamaktadır. Bir ekonomide büyümenin sağlanabilmesi için Ülkenin Milli ve yerli üretiminin arttırılması, ithalatın düşürülmesi ve üretim faktörlerinin planlı bir şekilde kullanması gerekmektedir.

İş gücü ve Üretimin Fiyatlar Genel Düzeyine Etkisi

Ülkemizde üretim faktörlerine bağlı fiyatlar genel düzeyinin arttığını görmekteyiz, Tarıma ve üretime bağlı parasal politika araçlarının gerekli düzeyde kullanılması tarımın yapılmasını ve yerli üretimin yapılmasının önüne geçmektedir. Bu yerli üretim açısından olumsuz bir durum olmaktan ziyade ekonomi üzerinde de olumsuz etkilerinin olduğunu da görmekteyiz, Üretim faktörlerindeki pahalılık durumu sayesinde tarıma yapılan yatırımların 2018 yılına oranla baktığımızda ciddi bir düşüş yaşadığını süt ve süt ürünlerinin fiyatlar genel düzeyinde yükselme görmekteyiz, Bu durum ise çiftçinin artık üretim maliyetlerini arttırmayı bir risk faktörü olarak algılayarak gerekli üretim faaliyetinde bulunmadığı üretilen arzın mevcut tarımsal talebi karşılamakta yetersiz kaldığı şeklinde açıklanabilir. Diğer bir deyişle üretim faaliyetlerinin pahalılaşması doğru tarımsal politikaların izlenememesi Fiyatlar genel düzeyinde artışa sebep olmaktadır. Bu uzun zamanlı sürmesiyle enflasyona kalıcı fiyat artışlarına dönüşebilme riski yüksek olan bir durum olarak değerlendirilmektedir.

Dışa Bağlılık (İthalat) Faktörünün Fiyatlar Genel Düzeyine Etkisi

İthalat: Ekonomide üretilen malların asgari düzeyde ve yetersiz kaldığı durumlarda, farklı ülkelerden belirli bir ölçülerde para karşılığı satın almanın gerçekleştiği ticari bir ilişkidir. Ülkede ithalatın fazla olması döviz cinsinden alınan malların miktarını arttırarak yerli üretimi olumsuz yönden etkileyen bir durum olarak değerlendirilir. İthalatın yapılması dış ticaret dengesini oluşturmaktadır. Ama mevcut ithalatın ülkemizde yetişmeyen mallardan yapılması esas olmaktadır. Bu konuya örnek verilmesi gerekirse;  Ülkemizde Ayçiçek, buğday, çay gibi ürünler üretilmektedir. ABD’ den ucuza saman ithalat edilmesi milli ekonomideki çiftçinin fiyat planını ve satış hacmini olumsuz yönden etkileyecektir.

Ülkede tarım ve üretim politikaların belirli iyileştirmelerden geçmesi iktisadi açıdan talep arz dengesinin sağlanması temel faktör olarak değerlendirilmelidir. İthalatın yapılmasında güncel tarımsal planların incelenmesi Milli Gelir ve Refah düzeyinin artmasına sebep olacaktır. Bu yazımda enflasyonist ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nin fiyatlar düzeyini iktisadi konular üzerinden değerlendirdim ülkemizde tarım sanayi ve üretim faktörlerinin maksimum bir şekilde atıl kapasite kalmadan kullanılması gerektiğini belirtmek isterim. Ekonomide tam istihdamın sağlanmasının en büyük faktörü üretim kaynaklarının %100’e yakın bir verimlilikle kullanılmasıyla gerçekleşecektir.