Bilgi MerkeziEkonomi

Mahfi Eğilmez: Kur boşuna yükselmiyor

Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez bu haftaki yazısında Türkiye’nin dış finansman sıkıntısının nedenlerini ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu iktidardan faiz indirimi baklemeyin aksine biz faizleri indirmeye devam edeceğiz açıklamasının ardından dolar kuru bugün 17.15 liraya kadar yükseldi. Döviz kurlarındaki bu yükseliş haliyle Türkiye’nin dış finansmanında da sıkıntılar çıkarıyor.

Dr. Mahfi Eğilmez’de bugün gündeme paralel olarak bugün Türkiye’nin dış finansmanında yaşadığı sıkıntıların nedenlerini ele aldı.

Bir ülkenin dış finansmana erişiminde 3 önemli kriter olduğunu belirten Eğilmez daha sonra bu 3 kriteri açıklayarak Türkiye’nin bu kriterlere göre mevcut durumunu grafiklerle ortaya koydu.

İşte Mahfi Eğilmez’in o yazısı. Okuduktan düşüncelerinizi yorum bölümünden bizlerle paylaşmayı unutmayın. Keyifli okumalar.

Türkiye’nin Dış Finansman Sıkıntısının Nedenleri

Türkiye, bir süredir dış finansman bulmakta ciddi sıkıntı içinde bulunuyor. Buldukları da çok pahalı geliyor. Bir ülkenin dış finansman kaynaklarına erişiminde finansman sağlayıcıların dikkate aldıkları bazı ölçütler var. Bunları üç grupta toplamak mümkün: (1) Guidotti – Greenspan Kuralı, (2) CDS Priminin derecesi, (3) Kredi Derecelendirme Notu.

Guidotti – Greenspan kuralı; merkez bankasının sahip olduğu brüt döviz rezervleri ve altın rezervlerinin toplamının, ülkenin, ödenme vadesine bir yıl kalmış olan dış borçlarından fazla ya da en azından eşit olması gerektiğini öne sürüyor. Bunu şöylece formüle edebiliriz:

Guidotti – Greenspan Kuralı = Rezervler >/= Kısa Vadeli Dış Borçlar

Arjantin’in eski maliye bakan yardımcısı Pablo Guidotti bu kuralı bir G 33 toplantısında ortaya atmıştı. Eski Fed başkanı Alan Greenspan bu kuralı birçok yerde dile getirerek finansal yazına yerleşmesini sağladı. Calafell ve del Bosque de yaptıkları çalışmayla rezervler/dış borçlar rasyosunun birçok dış kaynak krizinin göstergesi olduğunu ortaya koydu.

CDS primi; bir kuruluşun, alacaklı tarafın karşılaşabileceği alacağının ödenmemesi riskini belirli bir miktar karşılığında üstlenmeyi kabul etmesinin bedeli olarak tahsil ettiği primdir ve ne kadar yüksekse borçlanmak isteyenin borçlanma maliyeti de o kadar yüksek olacak demektir. CDS primi, piyasada tıpkı döviz kurları gibi anlık arz ve talebe göre belirleniyor ve 300 baz puanın üzerinde ise o ekonomi aşırı riskli olarak kabul ediliyor.

Ülke kredi derecelendirme notu; kredi derecelendirme kuruluşları tarafından bir ülkenin kredi değerliliğinin ölçülmesi sonucunda verdikleri nottur. Bu kuruluşlar, ülkeler için kredi ölçümlemesi yaparlarken ekonomik durum, siyasal durum ve riskler gibi unsurları ele alırlar. ‘Yatırım eşiği’ diye adlandırılan BBB- notunun altında nota sahip olan ülkeler yatırım açısından yüksek riskli ülke olarak kabul edilir.

Bu ölçütlerden ne kadar fazlası tutturulabilirse dış kaynaklara erişim o kadar kolaylaşır ve ucuzlar.

Yukarıda sözünü ettiğimiz üç ölçütü bir araya getirip Türkiye’nin bugünkü göstergelerine uygularsak karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:

Türkiye'nin Guidotti-Greenspan, CDS primi ve Kredi derecelendirme puanlarına göre mevcut durumu
Türkiye’nin Guidotti-Greenspan, CDS primi ve Kredi derecelendirme puanlarına göre mevcut durumu

 

Görüleceği gibi Türkiye, ölçütlerin hiçbirini tutturamaz durumdadır. Bunun sonucu olarak doğrudan dış sermaye yatırımları gerilemiş, dış borç kullanımı zorlaşmış ve son derecede pahalı hale gelmiş bulunuyor.

Kur, boşuna yükselmiyor.

Bu yazı kendime yazılar bloğundan alınmıştır. Yazıının orjinali için Türkiye’nin Dış Finansman Sıkıntısının Nedenleri

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu